Kıbrıs Sokakları da Sensiz Değil SULTANIM

yönetici
 
KIBRIS SOKAKLARI DA SENSİZ DEĞİL SULTANIM

Başlıktada belirtdiğim üzere Kıbrıs sokakları bir kez daha efendimiz(sav) anma gecesinde biraya gelen gençlerle dolup taştı.Şimdi diyebilirsiniz kutlu doğum haftası değil ki anma gecesi düzenleyelim…Maalesef biz sadece kutlu doğum haftasında bir nebze de olsa hatırlama lüksü taşıdığımız, “Sen olmasaydın alemleri yaratmazdım” sözüne muhatap efendiler efendisini sadece o hafta içerisinde hatırladığımız için bunu çok görenler olabiliyor.Her daim onun ruhaniyetiyle yaşamamız,"ümmetim dediği" o zümrenin içinde olma şuuru taşımamız gerekirken maalesef dünya malının, paranın, hırsın, makam ve mevkii sevdasının kölesi olan bizler yaratılış gayemiz olan kulluğunun ızdırabını ve alemlerin Sultanının bizler için çektiği çileleri unutuyoruz,yaşadığımız hayatla onun hayatını tatbik edemiyoruz....etmiyoruz.Bulunduğum 4,5 yıl içerisinde Kıbrıs da bir çok bilimsel seminerde konferans da görev alıp,üzerime düşen vazifenin en iyisini yapma heyecanı yaşamış biriydim.Fakat okulumuz Yakın Doğu Üniversitesi Genç Hayat kulübünün 09,12,2006 tarihli “Kıbrıs Sokakları da Sensiz Değil Sultanım” isimli enkinlikte vazife alamamıştım.Bunun üzüntüsünü yüreğimin derinliklerinde hissederken programı düzenleyen ev arkadaşlarım ve çok değerli dostlarım Hadi,Cüneyt ve Cuma yaşattıkları o güzel atmosferin özelliklede günümüz İslam toplumlarının duyarsızlığı üzerinde bir kez daha düşünme fırsatı vermeleri, yüreğimdeki üzüntüyü biranda biranda kendimle hesaplaşmaya bir Müslüman olarak Müslüman kardeşlerime karşı tutumuma çeviriverdi.Belki bir emeğim olmamıştı ama dualarım gönülden niyazlarım onlarlaydı,efendiler efendisineydi…

Hayat da insanların düşüncelerinde kırılma noktaları vardır, ben inanıyorum ki bu gecede oraya gelen öğrencilerin,öğretim mensuplarının ve Kıbrıs halkının düşüncelerinde efendimize karşı yaşamlarındaki yerini düşündürme hususunda bir dönüm noktası ve yeni bir milat olmuştu.Efendimizin idraki, bir kez daha onu hatırlama ve düşünme adına mükemmel bir gece olduğu kanısındayım.Zira benim bulunduğum süre zarfında Kıbrıs da, İslami konferanslar yada çeşitli İslamiyet ve efendimiz adına yapılan etkinlikler az sayıda olmuş ve katılımcıların sayısı ise yok denecek kadar az olmuştur.Gördüğüm ve yaşadığım sürede İslamiyet burada öksüz kalmış çocuk misali kimsesizdi.Bunun sebebini araştırdığımızda Kıbrıs Devletinin İslamiyet’e ve Müslümanlığa bakışı tartışma konusu olabilir.Kıbrıs halkı dini yaşantısını maalesef Osmanlının 93 Harbi olarak bilinen Osmanlı-Rus savaşının kaçınılmaz neticesi olarak, Kıbrıs'ın İngilizlere 1878'de kiralamasıyla manen kaybetmeye başlamıştır.İngilizlerin toprak ve yer altı madenlerinin sömürüsünden başka toplumun dini ve kültürel değerlerini sömürmesi ve halkı asimile etme çabaları son sürat devam etmiştir.İngilizler yaptıkları her türlü faaliyetle, Müslüman Kıbrıs Türk halkına dinini unutturmuştur. Ama şu geceden sonra İslamın bayraktarlığı asırlarca yapmış ve hala buna aday bir ecdadın torunları olan bizler,Kıbrıs da yaşananlar için efendimizi anlatma noktasında bu geceyle birlikte atılan tohumların yeşermesini ümit ediyoruz.Hem Hala Sultana bağrını açıp misafir eden Kıbrıs,İslam tarihi açısında önemli bir misyona sahiptir.

Hala Sultanı tanımayan, bilmeyenler için acizane kelimelerimin yetersiz kalacağını beyan ederek o büyük zaddan bahsetmek istiyorum.Hala Sultan olarak bilinen hanı m sahabemizin asıl adı Ümmü Haram binti Milhan radıyallahu anhâ, Rasûllullah sallallahu aleyhi vesellem efendimizin süt teyzesidir. İlk deniz seferine katılan, şehitlik özlemiyle yanan bir hanım sahâbî ve aynı zamanda bulunduğumuz toprakların manevî bekçisidir.Kıbrıs'ın bir müslüman Türk beldesi haline geleceğini Resûlullah(sav) 977 yıl önce haber vermişti. Başta Buhari olmak üzere sahih hadis kaynaklarının verdiği bilgiye göre, Kıbrıs ile alâkalı Hz. Peygamber' in müjdesini sahabeden Enes bin Mâlik şöyle naklediyordu:

"Hz. Peyg
amber, benim halam ve kendisinin de süt teyzesi olan Ümm-i Haram'ın ziyaretine geliyordu. Bir gün yine ziyarete gelmişti. Yemek yedikten sonra uyudu ve uykudan kalkınca gülümsemeye başladı. Halam, "Seni ne güldürüyor?" diye sorunca, şu mu‘cizâne haberi verdi: "Rüyamda bana ümmetimden bir kısım mücâhidlerin şu gök deniz ortasında, padişahların tahtlarına kuruldukları gibi, gemilere kemâl-i ihtişamla binerek Allah yolunda deniz harbine gittikleri gösterildi de ona gülüyorum."

Bu cevap karşısında şaşıran Halam Ümm-i Haram niyaz etti ki: "Dua ediniz ben de onlarla beraber olayım."

Tekrar uykuya dalan ve yine tebessümle uyanan Hz. Peygamber'e Hala Sultan tekrar sordu: "Neden gülüyorsun?" Bu sefer cevap İstanbul'un fethini müjdeliyordu:

"Bu defa da ümmetimin gazilerinin kara yoluyla Allah yolunda gazaya gittikleri gösterildi." Bu sefer de Ümm-i Haram, "dua ediniz, Allah beni bu gazilerle beraber eylesin" deyince, cevap çok açık ve mânidardı:

"Hayır, sen önceki deniz gazilerindensin." Ve ger­çekten Ümm-i Haram, Hz. Muâviye'nin Fiam valiliği zamanında, kocası Übâde bin Sâmit ile birlikte Kıbrıs'a çıkan deniz gazilerinin arasında yer alıyordu. Ancak Kıbrıs adasına denizden çıkıldığı sırada Ümm-i Haram, bindirildiği katırdan düşerek gazâ yolunda şehit olmuştu ve artık Kıbrıs adasının manevî fatihi ve sahibi Kıbrıslıların ifadesiyle Hala Sultan kalıyordu[1].

Kıbrıs, Hicretin 28. yılında fethedildi. Ümmü Haram (r.anhâ) da bu fethin bir sembolü oldu. Dün bizim a ma b u gün maalesef ecnebi diyarı olan Larnaka şehrinin Tuz gölü kıyısında bulunan kabrine bir türbe yapılmıştır. "Hala Sultan" adıyla yüzyıllardır oradan feyiz ve bereket saçmaktadır.

 

Hala Sultan Türbesi, İstanbul'daki Eyüb Sultan Türbesi gibi Kıbrıs'taki İslâm varlığının en eski izlerini taşımaktadır. İki Cihan Güneşi Efendimize yakınlığı sebebiyle Müslümanlar hep hürmet etmiştir. Ecdadımız, Kıbrıs hizasından geçen gemilere selâm verdirmiştir. Birinci dünya savaşına kadar buradan geçen Osmanlı gemilerince top atışı ile selâmlandığı rivayet edilir. Kıbrıs'lı Türkler için "Hala Sultan Kabri ve Türbesi" önemli ziyaretgâhlardan biri olmuştur.Ama maalesef günümüzde ziyaretine gidip “Efendim! Senin Halanı ziyaret ettim,davayı İslam-ı mübin adına hizmet eden Halanızın yüzü suyu hürmetine sancağınızın altında toplanmayı nasip et” diye yakarışlarımızı yapamamanın üzüntüsü içerisindeyiz.Asırlarca bizim toprağımız olan Kıbrıs da bu gün Türk vatandaşlarına çizilen sınırlar nedeniyle Halaların Sultanını Ümm-ü Haram-ı ziyaret etme imkanı bulamamaktayız.Bunun üzüntüsünü derinden hissederken sözlerimi geceye ismini veren değerli kardeşim,dostum Hadi Turus’un uyarladığı “Kıbrıs Sokaklarıda sensiz değil Sultanım” isimli şiiriyle son veriyorum… 

KIBRIS SOKAKLARI DA SENSİZ DEĞİL SULTANIM

 

KIBRIS SOKAKLARI DA SENSİZ DEĞİL SULTANIM
MEDİNE KADAR AYDINLIK OLMASADA GECELERİMİZ
KARANLIK BOŞALTSADA ÜSTÜMÜZE SİYAHI
SALATIMIZ VAR SANA,SELAMIMIZ VAR SANA SULTANIM

AŞKINA ESİR OLMUŞ YÜREKLERİ SEN BİLİRSİN
SEVGİNE ADANMIŞ HAYATLARI,
TANIRSIN SEN ÇEKTİKLERİ ACIYI,YANLIZLIĞI
GÖZLERE DOLUP DOLUP BOŞALAN YAŞLARI SEN BİLİRSİN,
UYKUYA İNAT HIÇKIRIKLARA BOĞULANLARI,
TANIRSIN SEN YAŞADIKLARI HÜZNÜ,IZDIRABI SULTANIM…

KIBRIS SOKAKLARIDA SENSİZ DEĞİL BİLİRİM.
AYDAN AK YÜZÜNÜN HAYALİYLE DOLAŞIRIZ BURALARDA
SULTANLAR SULTANININ HALASI,HALA SULTANA DERİZ
SALATIMIZ VAR O’NA,SELAMIMIZ VAR SULTANIM

ANNESİZLİĞİN BURUKLUĞUNU SEN BİLİRSİN,
ALLAHTAN GAYRI KİMSESİ OLMAYANI TANIRSIN SEN
ÜRKEKLİĞİNİ,MAHSUNLUĞUNU…
RAHMANA DAYANANLARI SEN BİLİRSİN..

RABBİYLE ÖVÜNENLERİ ,
TANIRSIN SEN KUL GİBİ YAŞAYANLARI.
KIBRIS SOKAKLARIDA SENSİZ DEĞİL BİLİRİM
BEŞ PARMAKLARA DÜŞEN HER YAĞMURDA RAHMETİNDEN IŞIK VAR,
KALBİMİZDE VİRDİN,RUHUMUZDA NURUN VAR,
SALATIMIZ VAR SANA,SELAMIMIZ VAR SULTANIM!

SULTANIM,
ALLAH’A GİDEN YOLU SEN BİLİRSİN,
YOLUDA,YOLCUYUDA TANIRSIN SEN
VEFAYLA GİDİŞİNDEN,
SÜBHANA YÖNELMEYİ SEN BİLİRSİN.
UTANARAK AF DİLEYENİ TANIRSIN SEN,
MAHCUBİYETİNİ,SAMİMİYETİNİ
KIBRIS SOKAKLARIDA SENSİZ DEĞİL SULTANIM

SENİ SEVENLERLE DOLU
İŞTE BURDALAR,SANA SELAM YOLLUYORLAR SULTANIM…

 

[1] Tecrîd-i Sarîh Tercümesi, c. 12, sh. 279-281; Bedîüz-zaman Saîd Nursî, Mektubât, 98

Heran Dua ve Selam ile..

16.12.2006 - Kıbrıs
Kadir BEKİROĞLU

Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

Twitter

Sosyal Ağlar

Paylaşın:

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün78
mod_vvisit_counterDün196
mod_vvisit_counterBu Hafta773
mod_vvisit_counterGeçen Hafta939
mod_vvisit_counterBu Ay2677
mod_vvisit_counterGeçen Ay4586
mod_vvisit_counterToplam339812
PATHWAY_MSG   AnasayfaKategori BloğuKıbrıs Sokakları da Sensiz Değil SULTANIM
| + - | RTL - LTR