Yoğun Bakım

Çarşamba, 25 Ekim 2006 19:22

Bir insan düşünün ki, ileri derecede akciğer hastası. O derece ki, ömür boyu solunum cihazına bağımlı olarak yaşamak zorunda. Üstelik, bir de böbrek yetmezliği sorunu var. Sık sık diyaliz makinesine bağlanması gerekiyor. Ayrıca, kalp yetmezliği gibi başkaca problemleri de mevcut. O yüzden pacemaker, yani kalb pili kullanıyor. Dahası, kanser...

Düşünün ki, böylesine büyük sağlık sorunları bulunan bu hastanın bütün masraflarını karşılayan biri var ve onun tedavisini aksamadan yaptırtıyor.

Bütün servetini bile feda etse karşılayamayacağı bu tedavi giderlerini üstlenen ve yaşamasını sağlayan kişiye karşı, o hastaya ne yapmak düşer? Aslında sağlıklı olduğunu ve bu tedavilere ihtiyacı olmadığını söyleyebilir mi meselâ? “Benim ona hiçbir minnet borcum yok” diyebilir mi?

Yoksa, yatıp kalkıp o kişiye teşekkür eder, gelene gidene ondan söz eder mi?


“Elbette sonuncusu!” dediğinizi duyar gibiyim.Gelin görün ki, sonuç hiç de umduğunuz gibi değil.Aslında hepimiz tam da o hastanın durumunda iken, sonuç hiç de olması gereken şekilde gerçekleşmiyor.

Her birimiz, adına atmosfer dediğimiz solunum cihazına bağımlı yaşıyoruz. Kalbimizin çalışabilmesi için, onun içindeki bir odaktan yayılan uyarılara muhtacız. Vücudumuzda her saniye bir kanser hücresi oluşuyor, her an kanserle burun buruna geliyoruz ve ancak vücudumuza yerleştirilmiş savunma sisteminin çalışmasıyla bu habis hücrelerden kurtulabiliyoruz.

Saymaya bile ömrümüzün yetmeyeceği nice iyilik ve lütuf, üstelik ücretsiz olarak, bizlere verilip duruyor.

Kısacası, bizi seven Biri var ve bedelini ödemekten aciz olduğumuz bunca nimet için bizden sadece O’na teşekkür etmemiz isteniyor. Ve,‘yoğun bakım’ masraflarımızı karşılayan bu Zâtın adını bize veren Elçisi(a.s.m.) bu teşekkürün adının ubudiyet, adresinin ise namaz olduğunu bildiriyor.

Çok mu dersiniz?

Üstüne üstlük, böyle yapıldığı takdirde bir de ebedî bir hayat vaad edildiği halde, bu kadarlık bir teşekkür talebi çok mudur sahi?

Allahu teala verdiği sermayeye binaen Kuran-ı Kerimde bize ısrarla birşey soruyor.Bir yada iki kez değil sekiz yüz küsür defa Kuran-ı Kerimde bize diyor ki : "Efala yetefekkerun (En'am 50) " yada başka bir ayette "Efala yakılun " "Ne kadar az düşünüyorsunuz? "

Bazı hakikatleri düşünmeye ne dersiniz?

Heran Dua ve Selam ile..

25.10.2006 - Kıbrıs
Kadir BEKİROĞLU

Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

Twitter

Sosyal Ağlar

Paylaşın:

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün78
mod_vvisit_counterDün196
mod_vvisit_counterBu Hafta773
mod_vvisit_counterGeçen Hafta939
mod_vvisit_counterBu Ay2677
mod_vvisit_counterGeçen Ay4586
mod_vvisit_counterToplam339812
PATHWAY_MSG   AnasayfaKategori BloğuYoğun Bakım
| + - | RTL - LTR