Neden Ben?

Cuma, 15 Ağustos 2008 22:50

Neden ben diyen herkes için!

altKaybedenlerin vazgeçilmez sözüdür "neden ben?" Bu yaşanmış hikayeyi okuduktan sonra benim fikirlerimin değiştiği gibi sizinde fikrinizin değişeceğine inanıyorum. Önemli olan hayata karşı nekadar dürüst olabildiğimiz ve ne kadar kendimizi bir sorguya çekebildiğimizdir...

Yaşanan olay şöyle... Brenda yamaç tırmanışı yapmak isteyen genç bir kadındı. Bir gün cesaretini toplayarak bir grup tırmanışına katıldı. Tırmanacakları yere vardıklarında, neredeyse duvar gibi dik, büyük ve kayalık bir yamaç çıktı karşılarına. Tüm korkularına rağmen, Brenda azimliydi. Emniyet kemerini taktı, ipi yakaladı ve kayanın dik yüzüne tirmanmaya başladı. Bir süre tırmandıktan sonra, nefeslenebilecegi bir oyuk buldu...

Orada asılı dururken, gruptan yukarıda ipi tutan kişi dalgınlıga düşerek ipi gevşetiverdi. Aniden boşalan ip, hızla Branda nın gözüne çarparak lensinin düşmesine neden oldu. Lens çok küçüktü ve bulunması neredeyse imkansızdı. Lens yamacın ortasında bir yerlerde kalmıştı ve Brenda artık bulanık görüyordu. Ümitsizlik içinde Brenda, lensini bulmasi için Allah'a dua edebilirdi yalnizca... Ve içten içe düşünüp dua etmeye basladı. "Allahım! Sen bu anda buradaki tüm dağları görürsün. Bu dağlar üzerindeki her bir taşı ve yaprağı bildiğin gibi, benim lensimin yerini de biliyorsun. Onu bulmama yardim et."

Grup tırmanışı sona erdirip ve patikalardan yürüyerek aşağı indiler. Aşağı indiklerinde, tırmanmak üzere oraya doğru gelen yeni bir grup gördüler. İçlerinden biri "Aranızda lens kaybeden var mı?" diye bağırdı. Brenda'nın sonradan ögrendiğine göre, lensi bir karınca taşıyordu ve karınca yavasça kayanın üzerinde hareket ettikçe parlayan lens tırmanış yapan gençlerin dikkatini çekmişti.

Eve döndüklerinde Brenda lensini nasıl bulduklarını babasına anlatacak ve bir karikatürcü olan babası da ağızıyla lens taşıyan bir karınca resmi çizerek, karıncanın üzerindeki baloncuga bunları yazacaktı:

"Allahım! Bu nesneyi neden taşıdığımı bilemiyorum. Bunu yiyemem ve neredeyse taşıyamayacağım kadarda ağır. Ama istedigin sadece bunu taşımamsa, senin için taşıyacağım..."

Bu olaydan özetle; hayatta karşılaştığımız o kadar çok ilginç şey varki...Bizi yaratan sonsuz mutlak sahibi cenab-ı Rabb-u Rahim herşeyimizde bize bir imtihanı vesile etmiş, bizim olaylara karşı ne kadar hassas ve duyarlı davrandığımızı görmek istemektedir... İnsanların hayata karşı bakış perspektifini değiştirecek bu tarzda o kadar olay yaşanıyor ki,hayatın hiç bir zaman bir tesadüf olmadığını mutlak suretle bir tevafuk olduğunu çok açıkca ispat ediyor ve idrakını yaşatabiliyor. Şunuda anlıyoruz ki insan duanın gücü sayesinde ayakta kalabilmekte. Duanın sihirli gücü hayatın heranında bizimle ve bizim sığınma kapımız durumundadır...

Heran Dua ve Selam ile..

15.08.2006 - Kıbrıs
Kadir BEKİROĞLU

Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

Twitter

Sosyal Ağlar

Paylaşın:

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün78
mod_vvisit_counterDün196
mod_vvisit_counterBu Hafta773
mod_vvisit_counterGeçen Hafta939
mod_vvisit_counterBu Ay2677
mod_vvisit_counterGeçen Ay4586
mod_vvisit_counterToplam339812
PATHWAY_MSG   AnasayfaKategori BloğuNeden Ben?
| + - | RTL - LTR